Menü

 Din ve İnanç
· Yapılacak_İbadetler

 Siyer
· Sahabeler

 Tasavvuf ve Ahlak
· Nefis_Muhasebesi
· Alimlerden_Nasihatler

 Namaz
· Namaz_Dua_Sureler
· Abdest_Alinis
· Resimlerle_Namaz

 İlmihal
· Namaz_İlmihali
· Taharet Kitabı
· Oruç_Kitabı
· Zekat_ilmihali
· Hac_ilmihali
 Rüya Tabirleri
Hutbe ve Vaazlar
Hutbe Vaaz
Rüya Tabir


Dini Hikayeler
Dini Hikayeler Oku
Linkler
sübhaneke  
Kuran Meali Dinle
Kuran Dinle
Modelleri Dantel
Dantel
Dantel Modelleri
salatı münciye
cüz dinle
tesbih namazı
seferi namaz
4 büyük melek
Kuran Meali Oku
sahih hadisler
Peygamber Efendimizin Kısaca Hayatı
571 de bir güneş doğdu ilahisi sözleri
Resimli Yerde Namaz Kılınır mı ?
ettehiyyatü duasi
En Çok Yumurtlayan Tavuk
Tavuk Cinsleri
Tavuk çeşitleri
kunut duaları
IslamiYasam.Com, Ýslam, Kuran, Rüya Tabirleri,Dini Rüya Tabirleri, Hadis, Kuran-i Kerim, Fýkýh, Ýlmihal: Klavuzlar

[ Klavuz hazırlanıyor | Top 10 | Klavuzlar ]

 Detaylı bilgi
Besmele
4295 okuma | Bir Yorum Ekleyin | Bu Klavuz için hiç yorum gönderilmedi.

Besmele
Bir Ramazân-ı şerîf ayında türbesinin inşâsı sırasında bu işle meşgul olanlar, oruç olmaları sebebiyle kabri yanında ona karşı lâzım olan edebi tam gösterememişlerdi. Türbe inşâsında çalışan ustalar edebe uymayan şekilde ayaklarını uzatarak oturmuşlardı. Yine bir defâsında kabri yanında böyle ayaklarını uzatıp oturdukları sırada, Sâfî Efendinin rûhâniyeti kendi sûretinde gözüktü. Ayaklarını uzatıp oturanlara tebessüm edip, aralarından İbrâhim adındaki kimseye;
"İbrâhim Bey! Artık sen büyüdün bizi tanımaz oldun." dedi.
Hemen yerinden fırlayıp;
"Aman efendim ben kimim ki sizi saymayayım." diyerek, ağladı. Çok gözyaşı döktü. Sonra ayaklarına kapanıp affetmesini istedi. O böyle ağlayıp yalvararak affetmesini isteyince onu affetti. Kendinden öyle geçmişti ki, affedilince kendini toparlayabildi. Artık bu hâdiseden sonra türbenin yanına yaklaşırken tâ uzaktan ayakta durarak edep gösterirdi.

Bu menkıbeyi yazan müellif şöyle demektedir: Bunu anlatmaktan maksadım nefsin terbiyesi içindir. Allahü teâlânın sevgili kulu olan bir mürşid-i kâmil, yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehber, mahâretli, mesleğinde mütehassıs bir doktor gibidir. Talebesinin ıslahı ve yetişmeleri için ne lâzım olursa, ona göre muâmele eder. Kimisine sert muâmele eder. Çünkü iltifat ona zararlıdır. Bâzısına da yumuşak muâmele eder. Her talebe meşrebine, yapısına, huyuna göre terbiye edilir. Eğer bunun tersi yapılırsa, rehber ne kadar mâhir olursa olsun talebe onu herhangi bir sûretle inkâra kalkışır. Buna gücü yetmezse istikâmetine zarar verir. Güneş her meyveye ve bitkiye yapısına göre parlar. Meyve tatlı ise tadını, acı ise acılığını artırır. Mürşid-i kâmiller de talebenin meşrebine, hâline bakıp ona göre yetiştirirler.
Kaynaklar:
1) Büyük Dini Hikayeler, İbrahim Sıddık İmamoğlu, Osmanlı Yayınevi

Hadis - Hadisler
Sitemiz PHP-Nuke Kodlari Ile Hazirlanmistir.
Sayfa Üretimi: 0.05 Saniye

:: NukeMods ::