Menü

 Din ve İnanç
· Yapılacak_İbadetler

 Siyer
· Sahabeler

 Tasavvuf ve Ahlak
· Nefis_Muhasebesi
· Alimlerden_Nasihatler

 Namaz
· Namaz_Dua_Sureler
· Abdest_Alinis
· Resimlerle_Namaz

 İlmihal
· Namaz_İlmihali
· Taharet Kitabı
· Oruç_Kitabı
· Zekat_ilmihali
· Hac_ilmihali
 Rüya Tabirleri
Hutbe ve Vaazlar
Hutbe Vaaz
Rüya Tabir


Dini Hikayeler
Dini Hikayeler Oku
Linkler
sübhaneke  
Kuran Meali Dinle
Kuran Dinle
Modelleri Dantel
Dantel
Dantel Modelleri
salatı münciye
cüz dinle
tesbih namazı
seferi namaz
4 büyük melek
Kuran Meali Oku
sahih hadisler
Peygamber Efendimizin Kısaca Hayatı
571 de bir güneş doğdu ilahisi sözleri
Resimli Yerde Namaz Kılınır mı ?
ettehiyyatü duasi
En Çok Yumurtlayan Tavuk
Tavuk Cinsleri
Tavuk çeşitleri
kunut duaları
Şeytana Uymaktan Sakınmak





Şeytanın adımlarına uymayın, çünkü o size hakikaten apaçık bir düşmandır" (Sure-i Bakara 168).

İblisin Hz. Adem ile Hz. Havva'ya düşmanlığını ve onların soyundan gelen insanlara husumetini Kur'ân-ı Kerim'in ayetleriyle açıklamak istiyorum.

"Hatırla o vakti ki Rabbin meleklere: Ben, demişti, kuru bir çamurdan sûretlenmiş bir balçıktan bir be­şer yaratacağım. O hâlde Ben onun yaratılışını bitir­diğim, ona ruhumdan üflediğim zaman siz derhal onun için secdeye kapanınız."

Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde etti. Ancak iblis, bu secde edenlerle beraber olmaktan çekinerek dayattı. (Cenab-ı Hak) "İblis, sen neye secde edenlerle beraber değildin?" dedi. O: "Ben, dedi, kuru bir çamurdan sûretlenmiş bir balçıktan yarattığın beşer için secde edeyim diye (var) ol­madım." Cenâb-ı Hak şöyle buyurdu: "O halde cık buradan. Çünkü sen artık kovulmuşlardansın. Hiçşüphesiz ceza gününe kadar lânet senin tepende­dir."

O. "Rabbim dedi, öyleyse bana (insanların) ka­birlerinden kaldırılacakları güne kadar mühlet ver." Allah: "Haydi sen (indellal) malum olan (bir) zama­nın gününe kadar geciktirilenlerdensin." "Rabbim, dedi, beni azdırdığın şeye (rahmetinden tard et­mene) mukabil ben de andolsun yer yüzünde on­ların masiyetlerini) her halde süsleyeceğim (onları kendilerine hoş göstereceğim). Onların hepsini top­tan, muhakkak ki azdıracağım. Ancak onlardan ihlâ-sa erdirilmiş kulların müstesna" (Sûre-i Hicr 28-40).

Emredilen bu secde sebebiyle iblisin ne derece küstah bir tavır takındığını ve Allah Teâlâ'ya karşı hayasızca itirazda bulunduğunu görmekteyiz. Esa­sında bu secde, Hz. Adem'e ubudiyet manasında bir secde olmayıp onun üzerinde tecelli eden kud-ret-i ilahi için emredilmiş oluyordu. Aldığı emrin hik­metine akıl yormayan iblis, kibire kapıldı ve üstünlük iddiasıyla alçalmanın en süfli bir örneğini verdi.

Şeytanın düşmanlığı sadece Hz. Adem ve Havva ile sınırlı değildir. Onun neslinden her ferde düş­mandır o. Bu Âyet-i Celile'nin açık ve seçik beya­nından ders alıp, iblisin süslediği günahlara yak-laşmamalı ve onun tuzağına düşmemelidir

İblisin Hz. Adem'i ve Hz. Havva'yı cennetten çı­karmak için yaptığı iğva ve hileleri Cenab-ı Hak âyet-i kerimelerinde şöyle açıklamaktadır:

"Demiştik ki: "Ey Âdem, sen eşinle beraber cen­nette yerleş. Ondan (cennetin yiyeceklerinden) ne­resinden isterseniz, ikiniz de bol bol yiyin. (Fakat) şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de (nefsine) zulmedenlerden olursunuz." Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırıp içinde bulunduk­larından (onun nimetlerinden) onları çıkarıvermiş (mahrum edivermiş)di. Biz de: "Kiminiz kiminize düş­man olarak inin. Yeryüzünde sizin için bir vakte (ömrünüzün sonuna) kadar durak ve fâidelenecek şey vardır." demiştik." (Sûre-i Bakara 35-36).

Âyet-i kerimede zikredilen ve "sınır" teşkil eden ağaç ne idi? Allah Teâlâ kitâb-ı ilâhisinde bu ağa­cın ismini açıklamadı. Sadece cennette bir ağaç ol­duğunu ve saâdet-i âdemin tağyirine sebep olma hassası bulunduğunu beyan etmiştir. Bundan fazla­sını bilmekte Allah katında bir fayda yoktur.
İblis yalanlı yeminli konuşmaları ile onların cen­netten çıkmasına sebep olduğu gibi Hz. Adem ile Hz. Havva'nın soyundan gelen insanların cennete girmesine engel olmak ister. Kalbi iman nuru ile ay­dınlanmış bulunan ve Kur'ân-ı Kerim'in uyarıların-dan haberdar olan bir genç, şeytanın oyununa gel­memeli ve ona ümit verecek bir zaaf gösterme­melidir.
Müslümanların Şeytana Karşı Tavırları Nasıl Olmalıdır?

a) Şeytanın hilesine aldanmamalıdır:
İşte bunun hilesini tespit eden bir âyet meali:
İş olup bitince şeytan der ki: "Şüphesiz Allah size yalancı çıktım. Zaten benim, sizin üzerinizde hiçbir hükmüm, nüfuzum da yoktu. Yalnız ben sizi çağır­dım, siz de hemen bana icabet ettiniz. O halde ku­suru bana yüklemeyin. Kendinizi kınayın. Ne ben si­zi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Esa­sen beni evvelce (Allah'a) ortak tutmanızı da mu­hakkak tanımamıştım ya! Zalimlerin, (evet) onların hakkı elbette pek acıklı bir azaptır" (Sûre-i İbrahim 22).

Şeytan her türlü zararlı işleri yaptırır ve imana zarar verecek sözleri söyletir, daha sonra aklınca, bir kurnazlık yoluna saparak kendini mazur göster­meye çalışır. Fakat onun konuşması, büyük bir yır­tığı kapatmayan küçük yama gibi, desisesini örtme­ye yetmez. Zira yalan sözün harmanı ve sahibine dermanı olmaz.
b) Şeytana tapmamak:
Şeytan, emrine boyun eydirdiği kimseleri kendi­ne köle yapmak ister. Onun talimatına uyan ve adımlarına ayak uyduran kimseleri kendine taptır­mak ister. Şeytanın tuzağına düşmememiz için bizi uyaran Rabbimiz, bir âyet-i celile'de şöyle buyur­maktadır:

"Ey Ademoğulları, şeytana tapmayın, çünkü o, (sizi Rabbinizden) ayıran bir düşmandır. (O halde) Bana ibâdet edin..." (Sûre-i Yasin 60-61).

c) Şeytanı düşman olarak tanımak:
Ceddimiz Hz. Adem'e ve zevcesi Hz. Havva'ya amansız bir düşman olan iblisin ve avanesinin ade-moğullarına düşman olacağı izaha hacet bırakma­yacak derecede açıktır. Bu sebeple şeytanı düşman olarak bilmek ve ona karış tedbiri elden bırakmamak gerekir. Bu hususta bizi uyaran bir ayet-i celilede şöyle buyurmaktadır:

"Ey insanlar, şüphe yok ki Allah'ın va'di bir ger­çektir. O halde zinhar sizi dünya hayatı aldatmasın. Çok aldatıcı (şeytan)da sakın sizi Allah'ın (hilmi ve imhâli) ile aldatmasın. Çünkü şeytan sizin bir düş-manınızdır. Onun için sizde onu bir düşman tutun.

O, (kendisine tabi olan) güruhunu ancak alevli ce­hennemin yaranından olmaları için da'vet eder." (Sûre-i Fâtır 5-6).
d) Şeytanın zararından korunmak için istiâze zırhı giymelidir:
Bu cihette bizi uyaran Rabbimiz şöyle buyurmak­tadır:

"Eğer şeytandan bir fit (gelip) seni dürterse he­men Allah'a sığın. Çünkü o, hakkıyla işitici tam bilici­dir" (Sûre-i Ârâf 200).
Yapacağımız tavsiyenin daha iyi anlaşılması için bir misalle söze başlamak istiyorum. Kırda yolculuk yapan bir kimseye çoban köpeği saldıracak olsa taş, çomak ve benzeri şeylerle kendini ondan koru­ması çok zordur. Doğrudan doğruya çobana sesle­nip "Dayı! Ne olursun, şu köpeğini benden uzak­laştır" demesi, daha uygun bir tedbir olur.

Şeytanın iğvâsına karşı "Euzü" çekerek Allah'a sığınan insan, daha emniyetli bir yol takip etmiş ve daha müessir bir tedbir almış olur. "Allahümmahfaz-ni min şerriş-şeytâni ve mülâabetiş-şeytâni fil-yaka-zati vel menâm"(1) diye duâ da edebilir.

e) Allah Teâlâ'yı zikirden uzak durmamalıdır:
Cenab-ı Hak bu hususta biz kullarını uyarmakta ve şöyle buyurmaktadır:
"Kim o çok esirgeyici (Allah)ın zikrinden göz yu­marsa biz ona şeytanı musallat ederiz. Artık bu onun (ayrılmaz) bir arkadaşıdır." (Süre-i Zuhruf 36).
Allah Tealayı zikreden kimsenin etrafını çepçev­re melekler kuşatır. Şayet zikirle alakadar olmazsa onun etrafını şeytanlar istila eder. Uyanık bir Müslü­man, şeytanın zararından korunmak için her vesile ile Rabbini zikretmelidir.

Değerli Gençler!
Dumanı kesilmiş zehirli bir alevden yaratılmış bu­lunan şeytan; inkarcı, bozguncu ve insandaki nef­sani kuvvetleri tahrik edici şerli bir varlıktır. Yaratıl­dığı maddenin özelliklerini kendinde toplayan şey­tan, alev gibi oynak, ateş gibi yakıcı ve duman gibi leke yapıcıdır. O, acıtması olup acıması olmayan ve her türlü şerrin teşvikçisi bulunan ezeli bir düşman­dır.

İslâmî yolların haramisi bulunan şeytan, insanları Allah'a kulluktan engellemeye çalışır. Onun hedefi, her nasıl olursa olsun, insanın zarar görmesidir.Kişi nefsani ve şeytani yollarda servetinin tama­mını tüketse şeytandan en küçük bir itiraz yüksel-mez. Fakat Allah Teala'nın rızasını kazanmak için bir hayır yapmaya kalksa veya zekât vermek istese, "fakir olacaksın" diye korkutur" (bakınız: Sure-i Ba­kara 268)

O, mü'minlere kulluk vazifesini unutturmak ve zi­hinlere yerleşmiş bulunan ibadet şuurunu silip on­ları haylaz hale getirmek ister. Şahsî her tarafından kuşatıp şehvani ve şeytani yollara sevketmeye uğ­raşır ve her dediğini yapacak bir uşak haline getirir.

Husumet dolu özde, insanı inciten sözde, dan­sözü seyreden gözde onun fitlemesi vardır. Yalan yere yeminde, mümine beslenen kinde, eksik tartı­lan vezinde onun teşviki vardır. Haram yemeklerde onun yağı, içki kadehinde onun parmağı, kumar ma­sasında onun tuzağı bulunmaktadır.

Cinayet işlenen bıçakta, şerre açılan kucakta, fe­sat tezgahlanan ocakta onun körüklemesi vardır. Secdeye konmayan başta, yetime atılan taşta, her zaman ve her yaşta onun iğvası vardır.
(1) Mânâsı: Yâ Allah, şeytanın şerrinden, uyanıklık ve uyku halinde (benimle) oynaşmasından beni sen koru









Copyright © IslamiYasam.Com, Ýslam, Kuran, Rüya Tabirleri,Dini Rüya Tabirleri, Hadis, Kuran-i Kerim, Fýkýh, Ýlmihal Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-11-25 (2168 okuma)

[ Geri Dön ]
Hadis - Hadisler
Sitemiz PHP-Nuke Kodlari Ile Hazirlanmistir.
Sayfa Üretimi: 0.09 Saniye

:: NukeMods ::