Menü

 Din ve İnanç
· Yapılacak_İbadetler

 Siyer
· Sahabeler

 Tasavvuf ve Ahlak
· Nefis_Muhasebesi
· Alimlerden_Nasihatler

 Namaz
· Namaz_Dua_Sureler
· Abdest_Alinis
· Resimlerle_Namaz

 İlmihal
· Namaz_İlmihali
· Taharet Kitabı
· Oruç_Kitabı
· Zekat_ilmihali
· Hac_ilmihali
 Rüya Tabirleri
Hutbe ve Vaazlar
Hutbe Vaaz
Rüya Tabir


Dini Hikayeler
Dini Hikayeler Oku
Linkler
sübhaneke  
Kuran Meali Dinle
Kuran Dinle
Modelleri Dantel
Dantel
Dantel Modelleri
salatı münciye
cüz dinle
tesbih namazı
seferi namaz
4 büyük melek
Kuran Meali Oku
sahih hadisler
Peygamber Efendimizin Kısaca Hayatı
571 de bir güneş doğdu ilahisi sözleri
Resimli Yerde Namaz Kılınır mı ?
ettehiyyatü duasi
En Çok Yumurtlayan Tavuk
Tavuk Cinsleri
Tavuk çeşitleri
kunut duaları
Riyadan Sakınmak





Riyâ, yaptığı ibadeti ve işlediği hayrı halkın gözü­ne girmek ve işlediklerini onlara gösteriş için yap­maktır. Dünyevi bir menfaat elde etmek için veya bir makama ulaşma düşüncesi ile ibadet eden bir kim­seye "mürâi" adı verilmektedir. İnançta iki yüzlülük yapmaya "nifak", amelde iki yüzlülük yapmaya "ri­ya" denilmektedir.

İslâm'ı en iyi anlayan ve anlatan Resûl-i Ekrem (s.a.v.), riyayı "küçük şirk" diye isimlendirmiştir. Bu hususun dayanağını teşkil eden bir hadis-i şerif meali ile mevzuu daha iyi anlaşılır hale getirmek is­tiyorum.

"Sizin üzerinize (gelmesinden) korktuğum şeyle­rin en korkunç olanı, küçük şirktir." Ashâb, "Ey Al­lah'ın Resulü, küçük şirk nedir?" dediler. Resûlullah (s.a.v.), "riya"dır, cevabını verdi (et-Terğib ve't-Terhib c. 1, s. 69).

Ahiret saadetini arzu eden akl-ı selim sahibi bir mü'min, Cenab-ı Hakk'ın rızasına talip olmalı ve riyadan son derece sakınmalıdır. Aciz insanların gö­züne girmekten ve yaptığını onlara duyurmaktan fayda uman zavallı, onların gözünde kirli çapaktan ve kulaklarında tiksindirici pasaktan başka bir şey bulamaz.

Kalp pusulasının ibresini Kur'ân-ı Kerimin göster­diği sırat-ı müstekimden başka bir cihete çeviren kimse, bu yanlış yolu takip ederek amellerinde ri­yaya sapmış, uhrevi emellerinde hüsrana saplan­mış olur.

Hakk'ın rızasını değil, halkın takdirini kazanmak ve arzuladığı bir makama ulaşmak için ibadetini ba­samak yapmak, çok çirkin ve süfli bir davranıştır. Zira bu, Allah için yaptığı kulluk vazifesine başka­sını ortak kılmaktır.

Ahiret aleminde kurulacak yüce divanda, amellerin değerlendirilmesi yapılırken, vâ­ki olacak ilahi hitabı, Resûl-i âlişan Efendimiz şöyle açıklamaktadır:

"Allah, evvelkileri ve sonrakileri (vukuunda) şüp­he bulunmayan kıyamet günü bir araya topladığı za­man, bir seslenici şöyle ünleyecek: Kim Allah için yaptığı işine (bir şahsı) ortak yaptı ise, onun seva­bını Allah'tan başkasının katından talep etsin. Zira Allah, ortakların şirketten en müstağni olanıdır" (İb-ni Mace c. 2, s. 1406).

Ümmetine şefkatle kucak açan Fahr-i kainat (s.a.v.), ayak koyacak noktaları göstererek uyarıda bulunmakta ve bu maksatla bizlere şu ikazı yapmak­tadır: Üzerinize endişelendiğim şeylerin en korkunç olanı riya ve gizli şehvettir" (İhya-i ulûm c. 3, s. 294).

Allah Teâlâ bir göğüste iki kalp yaratmamıştır. Bir kalpte iki sevgi yaşatılmasını asla istemez. Sevdiği­miz insanları bile Allah için, Allah'ın emirlerine uyup yasakladığı şeylerden sakındığı için seveceğiz. Halkın gözünde derece arayan, cehennemin dere­kesinde feci bir azaba uğrayabilir. Böyle bir akı­betten biz ümmetlerini korumak isteyen Resûl-i Ek­rem şöyle buyurmaktadır:
-"Ey Allah'ın Resulü, Cübbül-huzün nedir?" de­diler. Resûl-i Ekrem:
-"Cehennemde bir deredir ki, Cehennem (Zeba­nileri) bile her gün yüz defa ondan Allah'a sığınır­lar" buyurdu. Ashâb:
-"Ya Resulallah, oraya kim(ler) girecek?" dediler. Efendimiz:
-"Yaptıkları ile (halka) gösteriş yapan okumuş kimseler" cevabını verdi (Et-Tergib ve't-Terhib c. 1, s. Ümmetine şefkatle kucak açan Fahr-i kainat (s.a.v.), ayak koyacak noktaları göstererek uyarıda bulunmakta ve bu maksatla bizlere şu ikazı yapmak­tadır: Üzerinize endişelendiğim şeylerin en korkunç olanı riya ve gizli şehvettir" (İhya-i ulûm c. 3, s. 294).

Münevver Gençler!
Dünya malı ve makamları, meşru çalışmalarla is­tenebilir. Fakat ahiret sermayesi olan ibadetlerle ta­lep edilemez. Yaptığımız bir işte hem dünya malı ve itibarı istemek, hem de ahiret saadeti ummak hatalı bir yoldur. Bu yanlış düşüncenin zebunu olan kim­selerin uyanmasına vesile olacak bir hadis-i nebevi ile sözlerimi tamamlamak istiyorum.

"Kim ahiret işiyle dünya (malı kazanmayı) dilerse yüzü (nün güzelliği) değiştirilir, zikri (ve virdi) iptal edilir ve ismi ateş(-i cehennem)de sâbit kalır" (et-Tergib ve't-Terhib c. 1, s. 66).









Copyright © IslamiYasam.Com, Ýslam, Kuran, Rüya Tabirleri,Dini Rüya Tabirleri, Hadis, Kuran-i Kerim, Fýkýh, Ýlmihal Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-11-25 (1724 okuma)

[ Geri Dön ]
Hadis - Hadisler
Sitemiz PHP-Nuke Kodlari Ile Hazirlanmistir.
Sayfa Üretimi: 0.08 Saniye

:: NukeMods ::